Akbelen Ormanı’nın Yok Edilmesine Derhal Son Verilmeli, Sorumlu Orhan Tavlı Görevden Alınmalıdır!

Akbelen’de on gündür dünya gündemine oturan bir ekolojik yıkım sürüyor. Orman Genel
Müdürlüğü tarafından YK Enerji’ye kömür çıkarması için tahsis edilen orman alanında
onbinlerce ağaç bizzat OGM tarafından kesildi, orman büyük oranda yok edildi.

İklim krizini iliklerimize kadar yaşadığımız bu dönemde iklimin değişikliğinin baş sorumlusu
kömür yakılarak işletilen termik santrallerin neden olduğu karbon salımı olduğu bilinmesine
rağmen, enerji şirketlerinin devletle işbirliği içinde santrallere daha fazla kömür sağlamak
için linyit ocakları sürekli genişletiliyor, bunun için orman ekosistemleri, tarım alanları, su
havzaları, köyler yok ediliyor, yörede yaşayanların deyimi ile “ölüm çukuru”na
dönüştürülüyor. Yaşam alanları yok ediliyor, hava, su, toprak zehirleniyor, yörede yaşayan
insanlar başta kanser olmak üzere birçok sağlık sorunu ile karşı karşıya bırakılıyor, ölüme
terk ediliyor.

Tüm bunlar anayasasında “hukuk devleti” yazan ülkemizde yaşanıyor. Devlet, şirketlerin
doğayı, ortak yaşam alanlarını ve insan emeğini sömürerek daha fazla zenginleşmesine
hukuku yok sayarak ortak olmaktadır.

Muğla Valisi Orhan Tavlı Valiliğin web sitesinden yaptığı açıklamada yürütülen bu ekokırım
faaliyetinin yasaya uygun olduğunu söylüyor. Muğla Çevre Platformu olarak Orhan Tavlı’ya,
hükümet yetkililerine ve kamuoyuna bu ekokırım faaliyeti ile işlenen hukuksuzlukları bir kez
daha hatırlatmak istiyoruz.

1. Muğla Bölgesinde faaliyetine devam eden Kemerköy, Yeniköy ve Yatağan termik
santralleri hakkında bölgede yaşayan köylülerin açtığı dava sonunda 1997 yılında Danıştay
tarafından ve 2005 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından onaylanmış bir
KAPATMA KARARI vardır. T.C Devleti ne kendi hukukunu ne de uluslararası hukuku
tanımayarak kapatma kararını uygulamadığı gibi bu santrallerin neden olduğu ekolojik kırıma
destek vermektedir. Durum böyleyken Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu
iddia edilemez !

2. Türkiye 2050 yılında “sıfır karbon” hedefi ile yapılan Paris İklim Anlaşmasını imzalayarak
taraf olmuştur. Bu anlaşma gereği hızla karbondan çıkış için eylem planları yapmak,
uygulamak zorunda iken aksine karbon salınımını arttırmak üzere gaza basmaktadır. Yani
uluslararası sözleşmelerin umursanmadığını ortaya koymaktadır.

3. Anayasa’nın 56. maddesi: “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve
vatandaşların ödevidir.” hükmünü içermektedir. Akbelen’de başta İkizköylüler olmak üzere
ülkenin her yanından anayasal hakkına sahip çıkmak isteyen ve vatandaşlık görevi gereği
ormanı korumak isteyen yurttaşlar, yasaların işletilmesinden sorumlu Muğla Valisi Orhan
Tavlı’nın denetimindeki kolluk kuvvetlerinin uyguladığı orantısız güç ve gözaltılarla
karşılaşmaktadır. Orhan Tavlı açıkça görev suçu işlemektedir.

4. Anayasa’nın 169. maddesindeki “Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme
müsaade edilemez.” hiçbir istisnası olmayan açık hükmüne rağmen Akbelen ormanı yok
edilerek anayasal suç işlenmektedir. Bu suçun işlenmesine izin veren hükümet yetkilileri ve
Muğla Valisi Orhan Tavlı suçludur.

5. Akbelen ormanının kesimi için geçerli bir kesim izninin dahi olmadığı ortaya çıkmıştır.
Kesim izninin geçerliliğini kontrol etmeyen, ya da geçersiz olduğuna aldırış etmeyen kolluk
kuvvetlerinin yetkilileri de görev suçu işlemiştir. Muğla Valisi Orhan Tavlı kesim işleminin
tamamlandığını söylemesine rağmen alanda hala kesilen ağaçların kütük haline getirilerek
alandan taşınma işlemleri, iş makineleri ile alanın doğal peyzajının tahrip edilmesi devam
etmektedir. Yapılan suç duyuruları ve şikayetlere rağmen devam eden bu işlemler delillerin
karartılmaya çalışılması anlamına da gelmektedir.

Muğla Çevre Platformu olarak taleplerimizi kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz:
⦁ Cumhurbaşkanı ve hükümet yetkilileri hukuk devleti ilkelerinin gereklerini yerine
getirerek Akbelen’deki ekolojik kırım faaliyetlerini derhal durdurmalı, kolluk
kuvvetleri anayasal görevleri gereği ormanı savunmaya çalışan yurttaşlara uyguladığı
zulüm ve baskıya son vermelidir.
⦁ Muğla’da göreve geldiğinden beri birçok hukuksuz faaliyete izin vererek ya da bizzat
yürütücüsü olarak ekokırıma yol açan, hakkında birçok suç duyurusu bulunan Muğla
Valisi Orhan Tavlı görevden alınmalıdır.
⦁ AIHM kararı uygulanarak Muğla’daki üç termik santral kapatılmalıdır.
⦁ Orman alanları içerisinde verilen tüm maden ruhsatları ve tahsisler iptal edilmelidir.
⦁ Akbelen’de tahrip edilen orman ekosisteminin iyileştirilmesi için derhal çalışma
başlatılmalıdır.

Akbelen’de yaşanan ve yeryüzündeki tüm canlıların söz hakkı olduğu bu ekolojik kırım
konusunda tüm dünya kamuoyunu takipçisi olmaya davet ediyoruz.
MUĞLA ÇEVRE PLATFORMU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir