Çok Geç Olmadan Yaşam Alanlarını Savunuyoruz Muğla Mitinginin ardından

0

Çok Geç Olmadan Yaşam Alanlarımızı Savunuyoruz Muğla Mitingi ile ilgili çekimler Anka Ajansından alıntıdır… Teşekkür ederiz…

Bir Miting ve Yürüyüşün Ardından

Dün (06 Kasım 22) Muğla’da Muğla Valiliğinin engelleme girişimlerine rağmen saat 14.00’de Muğla Mehmet Ali Eren Parkında toplanan binlerce yaşam savunucusu, şenlikler içinde yürüyüş ve mitinglerini gerçekleştirdi. Amaç sadece insanın değil, insanla birlikte farklı türlerin, sadece yaşayan canların da değil, suyun, toprağın, havanın,  tüm gezegenin daha uzun ve sağlıklı yaşamasını savunmak üzere bir araya gelmekti. Muğla’da yaşam alanlarına saldırılar altında geçirilmeyen tek bir gün var mı hatırlamıyoruz… Her gün yeni bir saldırı-tehdit haberi alıyoruz. Ya bir taş ocağı, ya betona teslim edilen bir kıyı parçası, ormanın içine kadar ya da kenarı daha belki de sulak alanlara kadar saldırı altında?. Ya da yaşam alanlarını ve hatta tüm gezegeni zehirleyen 3 tane termik santrale ve bu santrallere kömür sağlamaya çalışan kömür ocakları topraklarımızı yutuyor, sularımızı zehirliyor, gezegeni yok ediyor…

Akbelen köylüleri Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrali için senelerdir direniyor. Yatağanda Turgut köylüleri de öyle… Göcek’te MUÇEV’in işgal ettiği kıyıda inşa edilen yat limanı, Fethiyelilerin  denizini çaldı, sırada Datça ve Karacasöğüt var, direniyorlar… Marmaris’te Tabiat Parkının içinde Kızılbük koyunda yasadışı olarak SİNPAŞ tarafından yapılan 1400 küsur hanelik koca bir otel yatırımı kıyılarımızı, gelecek kuşaklara miras bırakmak için korunan alanlarımızı işgal ediyor, bir para babasının daha da zenginleşmesi için… Aynı tehlike Bodrum ve Milas’ta Bargilya Tuzlasının da her an başına gelebilir. Deştin’de, Bayır’da köylüler Muğla Entegre Çimento Fabrikasına karşı topraklarını savunup duruyorlar, Deştin Çayı Özgür Akacak diye haykırıyorlar…  Sandras Dağına hala maden şirketleri saldırıp duruyor. Köyceğiz gölünü besleyen akarsular tehdit altında. Göltürkbükü tehdit altında. Akyaka’da, Datça’da, Marmaris’te imar planları değiştiriliyor: koruma altındaki alanların koruma dereceleri düşürülüyor. Bu sistem iklimi değiştiriyor. Ormanlar yanıyor, kül oluyor. Taşkınlar daha da çoğalıyor… Rastlantıya bak mitingle aynı zamanlarda Datça kıyılarında hortum tehlikesi dört dönüyor… Önlem alması gerekenlerse hala ayırdında değil olan ve bitenin. Ya da farkında ama ..?

Kimler Katıldı
Sadece Muğla mı? Muğla dışından da misafirleri vardı mitingin ve yürüyüşün. Denizli Avdan’dan, Çine’den, Ege-Çep’le İzmir’den gelenler oldu.  Hatta çok uzaklardan Zilan’dan Van’dan, İliç’ten destek verenler de vardı. Çünkü Y a ş a m  A l a n l a r ı (m ı z)  M ü ş t e r e k !  Aralarında Ekoloji Birliğinden, İklim Adaleti isteyenlere, Akdeniz Yeşillerinden İç Anadolu Çevre Platformuna, İkizköy Çevre Komitesinden, Marmaris Ekolojik Mücadele Komitesine, Fethiye Ekolojik Yaşam Derneğinden, Mezopotamya Ekoloji Hareketine bir sürü ekoloji örgütünün yanı sıra kent konseyleri, kadın örgütleri, hak savunucuları, KESK’li, DİSK’li sendikalar, TMMOB’den Elektrik Mühendisleri Odası, Çevre Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası ya da Muğla Barosu gibi meslek örgütleri de alandaydı… Ve CHP’sinden Deva Partisi’ne, HDP’sinden EMEP’ine, Memleket Partisine Yeşil Sol ya da Devrimci Partisine, SYKP’sinden TİP’ine kadar birçok farklı düşünce de siyasi parti de kortejde yerini aldı. Pir Sultan Abdal Derneği ve HacıBektaş Anadolu Kültür Vakfının farklı şubeleri de bizlerleydi. Toplam 83 farklı örgüt imzacıydı, ortak çağrı metnine… Farklı siyasi düşünceler,  Ç o k  G e ç  O l m a d a n  yaşam alanlarının savunulması gerektiği konusunda ortaklaştı, bir araya geldi. Şenlikli bir yürüyüş ve miting oldu. Valiliğin süreyi kısaltmak ve yürüyüşü yaptırmamak için ısrarlı çabalarına ve yağmura rağmen alanlardaydık. Düzenliydik. Kargaşaya mahal bırakmadık… Coşkuluyduk, ısrarcıydık ama barışçıydık… Ortalıkta tek bir çöp bırakmadık, temizdik. Dayanışmacıydık, yardımlaşmacıydık…
Alanda Muğla vekillerimiz Burak Erbay, Mürsel Alban, Suat Özcan da katılanları yalnız bırakmadı. Eski vekilimiz Beyza Üstün de, hep yanımızda destekçimizdi. Problemlerin çözümünde bizimleydi.  HDK  Ekoloji Meclisinden Naci Sönmez kortejin en başındaydı. Muğlalı sanatçımız, ODTÜ’lü dostumuz Tolga Çandar bizimleydi… Devrimci 78’liler bizleri bir an bile yalnız bırakmadı…

Keşke daha da çok ve daha da kapsayıcı olabilseydik
Ama maalesef, birlikte yürümeyi çok arzuladığımız Sol Partili dostlarımız, Muğla Çevre Platformunun çağrısıyla Muğla’da bir Ekoloji Mitingi yapılması için yapılan çağrıya başlangıçta olumlu yanıt verip görüşmelere katılmasına rağmen birlikte hazırlanılan Ortak Çağrı Metnine imza atmaktan kaçındı.  İkna çalışmaları uzun sürdü. Ama bazen ayrı da düşülebiliyor. Sol Parti çağrıcı olmadı. KESK ve TMMOB’nin Muğla düzeyinde çağrıcı olmasında da sıkıntılar yaşandı. DİSK Muğla çapında destekçi olurken, KESK – TMMOB – TTB’li dostlar, ayrı ayrı meslek odaları, şubeler ve temsilcilikler olarak desteklerini açıkladılar.  Herşeye rağmen miting ve yürüyüşte Sol Partili ya da KESK’li, TMMOB’lu arkadaşlarımıza rastlamak bizleri sevindirdi. TMMOB merkezi düzeyde katılmadı ama Elektrik Mühendisleri Odası, Çevre Mühendisleri Odası Mitingteydi. Mimarlar Odasından dostlarımız Mitingteydi. KESK’li SES’ten, TümBelSen’den arkadaşlarımız,  EğitimSen’li Öğretmenler, Pir Sultan’dan, HacıBektaş’tan Alevi dostlarımız, Datça-Bodrum-Menteşe-Fethiye-Köyceğiz’den kadın dayanışmalarından arkadaşlarımız, 2017 Bodrum Yurttaş İnisiyatifi, İklim Adaleti gibi hak savunucusu örgütlerden arkadaşlarımız miting ve Yürüyüşteydi. HDK ve HDP  Korteji çok canlıydı. TİP’li dostlar, EMEP’li dostlar hep birlikteydik…
Yağmura rağmen katılım en az 1 Mayıslar kadar iyiydi, kalabalıktı. Kortejin tamamı canlıydı. Umut tazelendi…

Muğla Çevre Platformunun Çabaları
Bu miting MUÇEP’in önçağrısıyla bir araya gelen 100’e yakın ekoloji örgütü, siyasi parti, sendika, meslek örgütü, kadın örgütü, hak savunucusu örgütlerin, sanat ve kültür örgütlerinin ortak hazırladıkları çağrı metni ile yapıldı. Çağrı metni ve destekçi-imzacı kuruluşların listesi:  Yaşam Alanlarımızı Savunuyoruz | MUÇEP – Muğla Çevre Platformu (mucep.org) linkinde var. Valiliğin mitingi ve yürüyüşün etkinliğini kırma çabaları da oldu. KPSS gerekçe gösterilerek mitingi 2 saate indirilmeye çalışıldı. Miting Tertip Komitesi dirayetliydi. İlkelerinden vazgeçmedi ve anında bir basın açıklaması ile karşılığını verdi: bu açıklamaya ve belgelere  Yaşam Alanlarımızı Savunuyoruz Muğla Mitingi 6 Kasımda Yapılacak | MUÇEP – Muğla Çevre Platformu (mucep.org)  adresinden ulaşabilirsiniz… Yine mitingte okunan konuşma metnine de bu linkten ulaşabilirsiniz: https://mucep.org/yasamalanlari-miting_konusma_taslagi_son/ . Konuşma metni yaşam savunucularının acil taleplerini de kapsıyordu…

Mitingle ilgili internet gazetesi haberlerinden de birkaç link paylaşmakta yarar var:
İlki görüntülü olan Politik Haber’den (Anka Ajansının haberine yer vermiş): https://www.youtube.com/watch?v=oKfbIQRqbxU

https://datcagundem.wordpress.com/2022/11/06/iktidarin-dogayi-yagmasina-karsi-mugla-meydana-cikti/

https://www.birgun.net/haber/mugla-da-yasam-alanlarimizi-savunuyoruz-mitingi-yok-edilen-bizim-dogamizdir-409047
https://sendika.org/2022/11/muglada-yasam-savunuculari-doga-talanina-karsi-ses-yukseltti-havama-suyuma-topragima-dokunma-670326/

https://www.gazeteduvar.com.tr/amp/muglada-cevre-mitingi-cok-gec-olmadan-haber-1588103

Gelelim bu mitingin en can alıcı noktasına

Bu mitingin en can alıcı noktalarından biri: Muğla çapında seçim öncesi,  birbirleriyle  ortak iş yapmaktan kaçınan farklı farklı yapıları bir araya getirmek ve birlikte ses çıkartılmasına dönük ilk sokak hareketlerinden biri olmasıydı… üstelik onların tabiriyle “bir avuç kalkınma karşıtı ekolojist”, hak savunucusunun birleştirici ve gönüllü çabaları ile başarılı da oldu bu etkinlik…  Polisin, devletin tüm engelleme çabalarına da dirayetle karşı konulabildi. Yaşam alanlarına saldıranlara, hukuku tanımayıp saldırganları koruyup kollayanlara karşı hep birlikte karşı koymak zorundayız. Başka yolu yok. Umarız bundan böyle de yolumuza aynı dayanışma ruhuyla devam edebilir ve engelleri birer birer aşabiliriz…
Yaşam Alanlarımız Müştereklerimizdir!
aydın bodur
Bu yazı www.datcagundem.wordpess.com web sitesinden alınmıştır:
Bir Miting ve Yürüyüşün Daha Ardından | datçagündem (wordpress.com)

Bu miting için MUÇEP tarafından bir miting çalışma grubu oluşturulmuş ve Temmuz sonunda çalışmalarına başlamıştı. Bu çalışma grubu tüm Muğladaki yaşam savunucularına bir çağrı metni ile ulaşmaya çalışmış ve ardından 84 çağrıcı ile 6 Kasım’daki Çok Geç Olmadan Yaşam Alanlarımızı Savunuyoruz Muğla Mitingi ve Yürüyüşü çalışmaları başlatılmıştı (çalışma grubunun çağrı metni ve çalışma özetine pdf dosyası olarak https://mucep.org/miting_cg_raporu_kapanis_bildirimi/ adresinden ulaşmak mümkün):

MUĞLALILARA ÇAĞRI

Muğla’da ortak yaşam alanlarımızı kaybetmek istemiyoruz! Şehrimiz, yaşam alanlarımız onlarca ekolojik, çevresel sorunla karşı karşıya.

Bir yanda yangınlarla yok olan ormanlar, bir yanda kömürlü termik santraller, kömür ocakları, taş ocakları, çimento fabrikaları, kıyı işgalleri, betona teslim olan alanlar, kuruyan kuyular, değişen iklim…ve kaybettiğimiz yaşam alanlarımız!

Muğla’da geçen yıl yaklaşık 60 bin  hektar, bu yıl da 5 bin hektarı aşkın orman alanı içindeki canlılarla yüreğimizi de yakarak kül oldu. Bu yangınlar yerleşim yerlerine zarar vermekle kalmadı, iklim krizine karşı en değerli varlıkların, ormanların yok olmasına sebep oldu

Muğla’nın %59’u maden alanı olarak ruhsatlandırılmış durumda. Madenler doğayı vahşice tüketiyor. Kapatılmaları yönünde kesinleşen mahkeme kararlarına rağmen çalışmaya devam eden termik santrallerin en önemli girdisi olan kömürün çıkarıldığı maden alanlarının büyük bölümü orman alanlarında. Bu santrallerin atıklarının ve soluduğumuz havaya yaptıkları salımın sadece insanların sağlığını, yaşamlarını, geçimliğini değil, ormanları, zeytinlikleri, ekili-dikili alanlarımızı da kirlettiğini, yok ettiğini biliyoruz.

Kanunlar yok sayılarak, zeytinlikleri madenciliğe açan yönetmelik değişikliği  ile hemşehrilerimiz için  önemli bir geçim kaynağı olan zeytinliklerin yok edilmesinin önü açıldı.

Kıyılarımız onları korumakla görevli kurumların kurup yönettiği vakıfların ortak olduğu Muçev adlı bir ticari oluşumla talan edilip ticari bir metaya dönüştürülerek halka kapatılıyor.

Şimdi artık yaşadığımız yerin, kentimizin, doğal ve kültürel değerlerimizin topyekun savunulması, bunun için çaba gösterilmesi zamanı!

Bu savunmayı hep birlikte yapmak istiyoruz.

Bunun için kentini, ekolojiyi, doğayı savunan herkesin bulunduğu ilçeden, mahalleden, beldeden yola düşerek, “Yeter Artık!” diyebileceği seçenekleri de tartışacağımız bir mitingi birlikte organize etmek istiyoruz. Miting için düşündüğümüz zaman Ekim ayı sonu.

Tüm Muğlalılara, sivil toplum örgütlerine, meslek kuruluşlarına, sendikalara,  kent konseylerine, siyasi partilere sesleniyoruz!

Sizleri ekolojik saldırılar karşısında kentimizi ve ortak yaşam alanlarımızın savunmak, neyi, nasıl yapacağımızı birlikte kararlaştırmak üzere 27 Eylül Salı günü saat 18:30’da Muğla Mimarlar Odası’nda dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz.

Muğla Çevre Platformu Eylül 2022

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir