Ekoloji Birliği Yerel Seçimlerde Ekolojik Belediyecilik ve Toplumsal Hizmet Odaklı Politika için Çağrı Yaptı

0

Ekoloji Birliği, yaklaşan yerel seçimler öncesinde basın ve kamuoyuna yönelik yayınladığı bildiriyle siyasiler ve  yerel yönetimlerden ekolojik ve toplumsal hizmet odaklı politikalar benimsemelerini talep etti. Yerel demokrasinin inşası için yerel yönetimlerin baskı ve tahakkümden uzak, halkın özgür iradesiyle seçilmesinin önemine vurgu yapan bildiride, ekoloji hareketi içinden gelen aday adaylarının seçilebilir yerlere ve sıralara yerleştirilmesi, ekolojikadın ve emek hareketinin taleplerinin gözetilmesi isteniyor.

Birlik ayrıca siyasi partilere ve yerel yönetimlerden, doğa ve toplumsal hizmet odaklı politikalar benimsemelerini, iklim ve afet acil eylem planları hazırlamalarını, çeşitli toplulukların temsil edilmesini ve ekolojik projelerin hayata geçirilmesini talep ediyor.

ResimResim

haberin tamamı için lütfen  bağlantıyı takip edin:
Yerel seçimler için Ekoloji Birliği’nden çağrı: Ekolojik belediyecilik ve toplumsal hizmet odaklı politika | Ekoloji Birliği (ekolojibirligi.org)

 

Ekoloji Birliği’nin web sitesinden de izleyebileceğiniz Ekoloji Birliğinin bu çağrısının yanısıra, Ekoloji Birliği Kadın Meclisinin de Belediye Seçimlerine dönük bir çağrısı daha paylaşıldı:

BASINA VE KAMUOYUNA                                                                                25.12.2023

YEREL YÖNETİMLERDE KADINLAR YOK;
YAŞAMLARINI VE YAŞAM ALANLARINI SAVUNAN KADINLARI YEREL YÖNETİMLERDE GÖRMEK İSTİYORUZ!

Bizler, kadınlar olarak, eşitlikçi olmayan, ataerkil sistem içerisinde, var olma mücadelesi veriyoruz. Nüfusun
yarısını oluşturduğumuz halde, yasalar önünde eşit yurttaşlık hakkına sahip olamıyoruz!
21. yüzyılda halen, siyasal, kültürel ve ekonomik alanlarda eşitlik mücadelesi veriyoruz! Ataerkil sistemin
binlerce yıldır tahakkümü altında ezildik, ikinci cins sayıldık aşağılandık! Eşit haklara sahip olmak için
verdiğimiz mücadele alanlarımızda baskıya, şiddete maruz kaldık, bu yolda katledildik. Çok ağır bedeller
ödedik. Ödemeye de devam ediyoruz.
Aile içinde çocukların, hastaların, yaşlıların, kardeşlerin, eşlerin bakım sorumluluğu sadece kadınlara
bırakılmış durumda. Ücretlendirilmeyen bakım emeği, gayrisafi milli hasıla dışında tutulmuş ve
değersizleştirilmiştir. Bunun yanında, ücretli iş gücü olarak görüldüğümüz her alanda erkeklerle eşit işe eşit
ücret almamız engellenmiştir. Var olmak için verdiğimiz yaşam mücadelemiz, yaşam hakkımızın gaspına karşı
ayakta duruşumuz, yaşam alanlarımızın, geçim kaynaklarımızın elimizden alınmasına karşı direnişimiz ile
ataerkil sisteme boyun eğmedik, eğmeyeceğiz!
Doğayı metalaştıran bu sistemin kadını da metalaştırdığının farkında olarak kurduğumuz özdeşlikle, havamıza,
toprağımıza, suyumuza göz dikenlere karşı en önde mücadele ediyoruz. Yaşam haklarımızla, yaşam
alanlarımızla ilgili kararlar alınırken söz hakkımız olmuyor çünkü karar alma mercilerinin içinde değiliz, içine
dahil edilmiyoruz.
Ülkemizde hiç kadın Cumhurbaşkanı olmadı. Bakanlar Kurulunda kadın temsili bir, ya da ikiyi geçmedi. O
bakanlık da belli; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı. TBMM’de ise kadın temsil oranı son seçimlerde ancak
yüzde 19,8 olabildi. Yerel yönetimlerde durum daha da vahim. Kadın temsil oranı yalnızca yüzde 3. Bu duruma
kadınlar olarak müdahale etmezsek, 31 Mart 2024 yerel seçimlerin de durum pek farklı olmayacak.
Kadınlar olarak, yıllardır bu karanlık tabloya karşı mücadele ettik. Kadınlar olmadan demokrasiden, eşitlikten,
adaletten bahsedilemeyeceğini söyledik. Eşitleyici özel önlemler istedik. Eşit temsil istedik. Bizlerin
mücadelesi ile bazı siyasal partiler değişen oranlarda kota uygulamaya başladı. Parlamentoda yer alan
partilerden ise yalnızca DEM Parti “Eşit Temsil” konusunda somut adımlar attı.
CHP son kurultayından değişim iddialarıyla çıktı. Yeni genel başkan eşit temsilden, eşitleyici politikalardan,
liyakatten söz etti ve kadınları partisine çağırdı. Yerel yönetimlerde kadın adaylara mutlaka yer verileceğini
söyledi.
Şimdi yerel seçim zamanı. Partiler eşit temsiliyet konusunda sınavlarını verecekler. Ancak CHP tarafından
bugüne kadar açıklanan belediye başkan adayları listesine bakıldığında hiçbir gelişmenin kaydedilmediği,
kadın temsiliyetinin yüzde 5 civarında olduğu görülmektedir ne yazık ki. Umarız bu durum daha sonra
açıklanacak adaylar listesinde ve belediye meclisleri ve il genel meclislerinde düzeltilir.
Kadınlar, siyasetin ülkemizde ve dünyada uygulanış biçimi ve kirlenmişliği nedeniyle siyasi partilere katılma
konusunda çekimserler. Bu durum ekoloji hareketinden yaşam savunucuları için de aynı.
EŞİK-Eşitlik İçin Kadın Platformu yaptığı basın açıklaması ile kadınları aday olmaya çağırdı ve partilere
seslenerek “EŞİT TEMSİL ve FERMUAR” sistemi uygulayın dedi. Ekoloji Birliği de yaşam savunucularına aday
olmaları için çağrıda bulundu ve yerel yönetimlerden taleplerini gündeme getirdi.
Ekoloji Birliği Kadın Meclisi olarak biz de kadınları ve yaşam savunucularını aday olmaya ve siyasi partileri de
kadın ve ekoloji hareketi temsilcilerine listelerinde yer vermeye ve eşit temsil ve fermuar sistemi uygulamaya
çağırıyoruz.
Yerel yönetimler için taleplerimiz:
• Tüm yerel yönetim faaliyetleri ve hizmetlerinin sadece insanı değil, tüm canlıları gözeten bütünlüklü
bir bakış açısıyla yürütülmesi,
• Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, gençler, engelliler, dezavantajlı gruplar ile farklı kültür ve inanca sahip
toplulukların tüm talep ve gereksinimlerinin yerine getirilmesi,
• İklim değişikliğine bağlı seller, fırtınalar, susuzluk, kuraklık gibi afetler ve buna bağlı göçler karşısında
dirençli yerleşkeler oluşturulması,
• Yerel yönetimlerde “İklim Değişikliği Birimi” kurulması,
• Yerel yönetimlerde tüm hizmetlerde cinsiyet eşitliğini gözetecek ve kadınları güçlendirecek “Eşitlik
Birimi” kurulması,
• Köylerin boşalması ve tarımdan kopuş karşısında tarımı ve genç çiftçileri destekleyici politikaların
geliştirilmesi,
• Kırsalda yaşamın ve üretimin devam edebilmesi için, yerelin kadim bilgi, gelenek ve göreneklerine
değer verilerek, yerel projelerle desteklenmesi,
• Doğanın tahribatına yol açan ve havamızı, suyumuzu, toprağımızı zehirleyen projelere izin
verilmemesi,
• Hayvan özgürlüğünün yerel yönetimlerin politikalarına dahil edilmesi,
• Yerel ekosistemlerin korunmasının tüm imar planlarının önünde tutulması ve yerel ekosistem, flora
ve fauna araştırmalarına kaynak ayrılması,
• Kadınların güçlenmesi için kadın danışma merkezleri ve istihdam ofislerinin kurulması,
• Ücretsiz kreşlerin, etüd merkezlerinin ve yaşlı bakım evlerinin açılması,
• Susuzluk ve kuraklığa karşı gerekli önlemlerin alınarak sağlıklı ve temiz suya erişimin sağlanması,
• 1/5.000 ve 1/1000 lik uygulama imar planları hazırlanırken rantın değil, kamusal yararın gözetilmesi,
• Müştereklerin kamu yararına kullanılması, kıyı işgallerine son verilmesi,
• Yeşil alanlar, parklar, çocuk bahçeleri, ekolojik pazarlar, sosyal marketler, toplu taşıma toplu taşıma
gibi projelerin hayata geçirilmesi,
• Yaşam alanlarını ve kırsalı tehdit eden ekokırım projelerine somut adımlar atılması ve ekokırımın suç
sayılabilmesi ve cezalandırılması için ülkemizde sürdürülen “Ekokırım kampanyası”na destek
verilmesi.
• Kent ve Mahalle Meclislerinin kurulması, kararların şeffaf bir şekilde halkla ve uzmanlarla birlikte
alınması,
• Toplumsal cinsiyet duyarlı bütçe, strateji planları, iklim ve afet planları hazırlanması.
Eşitlikçi, ekolojik, laik ve demokratik yerel yönetimler için “eşit temsil” ilkesinin ve taleplerimizin
değerlendirilmesini istiyoruz.
Hakları, hayatları ve yaşam alanlarını savunan kadınlar yerel yönetimlere seçilirse, kadınlar ve doğa
kazanacak!
#EşitTemsil #KadınAday #Ekokırım
EKOLOJİ BİRLİĞİ KADIN MECLİSİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir