«

Haz 14

MUÇEP penceresinden “Tabiat ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı’nın bazı maddeleri (2)

Hukukçu Mehmet Çilsal – MUÇEP Hukuk Komisyonu Üyesi

“Biyolojik Çeşitliliği Koruma Ağı”, “Alan Dışı Koruma” gibi olumlu maddeleri başka bir yazıya bırakarak… 

“ancaklı-amalı” sıkı koruma hükümleri

MADDE 15) (6) Korunan alanların mutlak koruma bölgeleri ile Tabiatı Koruma Alanı, Yaban Hayatı Koruma Sahalarında biyolojik çeşitlilikle ilgili eğitim, ilmi araştırmalar ve izleme haricinde hiçbir faaliyete izin verilmez.

(12) Korunan alanlarda yeni yerleşim sahaları oluşturulamaz; mevcut yerleşim sahaları gelecekteki zaruri ihtiyaçlar dikkate alınarak onaylı planlarında öngörülmeden   genişletilemez.

(10) Korunan alanlar içerisindeki yerleşim sahaları dışında kalan ve onaylı Uzun Devreli Gelişme Planında veya Yönetim Planında kullanım ve yapılaşma öngörülen alanların:

c) Tabiat Anıtı, Tabiatı Koruma Alanı, Tür ve Habitat Koruma Alanı ile Yaban Hayatı Koruma Alanı’nda bulunması halinde onaylı yönetim planına göre idarenin ve ziyaretçilerin zaruri ihtiyaçları ile bilimsel araştırma ve izleme, koruma ve yangınla mücadele maksatlı olarak taban alanı 100 metrekareyi ve kat adedi bir bodrum kat ve çatı arası hariç biri geçmeyen yapı ve tesisler ile saha düzenlemeleri imar planı şartı aranmaksızın Bakanlıkça onaylanacak vaziyet planları çerçevesinde yapılır.

(14) 17 inci madde gereğince kamu kurum ve kuruluşlarına, korunan alanın planlarına uygun olarak verilen izinler hariç olmak üzere, korunan alanlardaki planların gerektirdiği her türlü hizmet ve faaliyetler ile koruma, yönetim, işletme, tanıtım, spor, eğlenme ve dinlenme hizmetleri için gerekli her türlü altyapı, üstyapı ve diğer tesisler Bakanlıkça yapılır veya yaptırılır, işletilir ya da işlettirilir.

Madde 15-(16ncı fıkra) Koruma alanlarda bu kanunun amacına uygun faaliyetler yürüten vakıf veya derneklere talepte bulunmaları halinde,  Bakanlıkça onaylanan planlara uygun işletilmesi kaydıyla, Bakan onayı ile süreli olarak işletme yetkisi verilebilir.   

MADDE 17-(1)Korunan alanlarda bulunan mülkiyeti hazineye ait orman vasfındaki taşınmazlar ile Bakanlığa tahsis edilen Hazine taşınmazları üzerinde gerçek ve tüzel kişilere, alanın planlarına uygun olması şartıyla; savunma, ulaşım, haberleşme, su isale hattı, doğalgaz, petrol, enerji iletim hattı, altyapı tesisleri, gölet ve mezarlıklar için Bakanlık tarafından izin verilebilir.

(2) İznin süresi 29 yılı geçemez… ile 49 yıla kadar uzatılabilir.

(7) Korunan alanlardaki turizm maksatlı izinler, bu alanların turizm merkezi veya kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinde kalan bölümlerinde planlarına uygun olması şartıyla Bakanlığın tahsisinden sonra ve Bakanlık tarafından bildirilen şartlara uyulmak kaydıyla Kültür ve Turizm Bakanlığınca ilgili mevzuatına göre verilebilir… 

(9) Bu Kanun kapsamında kalan korunan alanlarda bulunan taşınmazların tahsisi, kiralanması, izin verilmesi, bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisine ilişkin usul ve esaslar ile süreler, bedeller, hakların sona ermesi ve diğer şartlar Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan  yönetmelikle belirlenir.

 

MADDE 18- (1)  Korunan alanlarda onaylı planlarında yapı, tesis ve alan düzenlemesi yapılması öngörülen mülkiyeti hazineye ait olan orman vasfındaki alanlar ile Bakanlığa tahsis edilmiş olan hazine taşınmazları veya bu taşınmazlar üzerindeki yapı ve tesisler   Bakanlıkça kiraya verilebilir.

(2) Yatırım gerektirmeyen mevcut yapı ve tesisler ile açık alan etkinlikleri kapsamında kullanılan taşınmazlar on yıla kadar kiraya verilebilir.

(3) Yatırım gerektiren yapı ve tesisler ile planlarına uygun olarak yapılan yapı, tesis ve alan düzenlemelerine konu olan taşınmazlar, yatırımın özelliğine veya tutarına bağlı olarak;

 a) Bakanlıkça belirlenen kiralama usul ve esaslara göre en fazla 29 yıla kadar kiraya     verilebilir.

 b) Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara göre….yap-işlet-devret modeli çerçevesinde en fazla 49 yıla kadar kiraya verilebilir.

(7) Kiralama sürelerinin belirlenmesinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 64 üncü maddesi hükümleri uygulanmaz.

(8) Korunan alanlar ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa tabi alanların çakışması halinde, korunan alanlarda Bakanlıkça gerçekleştirilecek kiralamalarda 2863 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi hükümleri uygulanmaz.

AÇILIMI: Görüldüğü gibi korunan alanlar, tasarı/kanunun çeşitli maddeleriyle idare tarafından “zaruri ihtiyaç”, “planlarında yer alması” gibi nedenler ileri sürülerek  yapılaşma ve işletmeciliğe  açabilmekte; kiraya verilebilmekte, üstlerinde irtifak hakkı tesis edilebilmektedir. Ayrıca, kullanıcı, yatırımcı, tahsis sahibi, kiracılar  Devlet İhale Kanunu’ndan muaf tutulup 3-10 yılda bir sözleşme yenilemekten kurtulmakta; kullanımlarına verilen alan arkeolojik koruma statüsünde ise ve statüsü çakışıyorsa kendi kurum ve yasalarına değil, bu kanun hükümlerine tabi olmaktadır. (belli ki tasarıyı kaleme alanlara suyunu bile çıkarın talimatı verilmiş!)

Kıyılar (ayrıca ele alınacak…)

Madde15/13) Korunan alan sınırları içerisinde yer alan kıyı alanları, korunan alanın yönetim maksatlarına uygun olarak Bakanlıkça kullanıma kapatılabilir.

Madde18/9) Milli park ve tabiat parkı planlarında kullanım öngörülen sahalar ile bağlantılı olan ve korunan alan sınırları içerisinde kalan kıyı alanları üzerindeki yapı ve tesisler ile faaliyet alanları işletilmek üzere kiraya verilebilir.

AÇILIM: Madde2/p’de de belirtildiği gibi kıyılar, korunan alanlardır. Muğla özelinden devam edersek, taslak haritalarda o kıyı parçası,  ÖÇKB sınırları içindeyse ÖÇKP yönetim planına göre;  Gökova örneğinde olduğu gibi,  hem ÖÇKB sınırlarında hem de nitelikli koruma alanı  statüsünde ise işler biraz  karışıyor.  Şöyle ki;

1-Bilindiği gibi uluslararası sözleşmelerle korunan ÖÇKB’nin koruma kurulları yakın geçmişte kaldırıldı ve yetki halen ÇŞB İl Müdürlüğü’nde (Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürü).

2-Bu tasarı/kanun ile yetkili kurum  artık Orman Bakanlığı olacak ve ‘Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kurulları’ ihdas edilecek. Gökova ÖÇKB, ilerde bu kurumun uhdesine girecek yani. Taslak haritalardan bildiğimiz kadarıyla Gökova kıyıları nitelikli koruma alanı ilan edilmişti. Yukarda belirtilen 15.madde/7’ye göre Orman Bakanlığı Gökova ÖÇKB yönetim planına uygun olarak kıyıları kullanıma kapatabiliyor.(isterse, uygun görürse…)

3-Kıyılarla ilgili bir diğer husus da  Muğla’nın bir turizm bölgesi olması. Bu tasarı/kanunun 17/7.nci maddesine göre Gökova’da turizm yatırımlarına artık izin verilebilecektir(başlamıştır,  tahsisler yoldadır) ve yetki de Turizm Bakanlığı’ndadır…

4- Öte yandan, deniz ve kıyıları ilgilendiren ilginç başka bir gelişmeyi de basından öğrenmiştik;   Deniz ve Kıyı Yönetimleri Anonim Şirketi!..Tic. Sic. Gazetesi’ndeki bilgilere göre bu A.Ş’nin görevi ve yetkisi  mevcut tesislerin işletilmesi, koruma, temizlik vb. ile sınırlı ise de; daha fazlası olacak mı, göreceğiz…

5-Gökova özelinde açıklanmaya çalışılan kıyılar meselesi,  ÖÇKB olmayan bir başka yerde başka bir düzenlemeyle daha karşı karşıyadır. O da yine bu tasarıya göre; “çakışan bir koruma alanı aynı zamanda birden fazla koruma statüsüne, kategorisine sahip olamaz” hükmü. Buralarda, niyet artık belli olduğu için rahatça söyleyebiliriz, düşük koruma statüsü ilan edileceği kesin gözüküyor!

Ekolojik Etki Değerlendirmesi

MADDE 19 – (1) Korunan tür ve habitat listelerinde yer alan tür ve habitatların elverişli  koruma seviyesine muhtemel tesiri olabilecek faaliyetlere ekolojik etki değerlendirmesi yapılır.

(2) Korunan alanların onaylı planlarında öngörülen faaliyetler ekolojik etki değerlendirmesine tabi tutulmadan gerçekleştirilebilir.

(3) Korunan alanların onaylı planlarında öngörülmekle birlikte alanın bütünlüğü ile doğal ve kaynak değerine etkisi olabilecek faaliyetlere, ekolojik etki değerlendirmesi neticesinde bakanlıkça uygun görülmesi halinde izin verilebilir.

(4) Korunan alanlarda stratejik öneme sahip veya çevre koruma açısından zaruri faaliyetlere alternatif çözümlerin bulunamaması durumunda, ekolojik etki değerlendirmesi yapılması ve her türlü telafi edici tedbirlerin alınması kaydıyla  Bakanlar Kurulu’nca izin verilebilir.

(5) Korunan tür ve habitat listelerinde yer alan türlerin yaşama alanları ve habitatlar ile korunan alanlarda milli güvenlik ve genel sağlık açısından zaruri faaliyetlere Ekolojik Etki Değerlendirmesi yapılmaksızın Bakanlar Kurulu’nca izin verilebilir.

(6) Çevresel etki değerlendirmesine tabi faaliyetlere ilişkin ekolojik etki değerlendirmesi çevresel  etki değerlendirmesi sürecinde yapılır.

 AÇILIM: Bu madde ile; yatırım faaliyetlerinin korunan canlı türleri ve habitatlara olumsuz etkisi düzenlenmek istenmiştir. Yaşlı ağaçları, endemik bitkileri bol, flora faunası zengin ÖÇKB ler tam da böyle yerlerdir; buralarda yapılacak faaliyetlerden ÇED’in yanısıra EED istenmesi kağıt üstünde güzel gözüküyor. Ancak; onaylı planlarında varsa, bakanlık izin veriyorsa, milli güvenlik, halk sağlığı gibi istisnalara yer verdiği için bu maddenin işlevsiz olma ihtimali çok yüksektir.

yazının önceki bölümünü okumak için >>

Bir Cevap Yazın