«

»

Haz 13

MUÇEP penceresinden “Tabiat ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı’nın bazı maddeleri (1)

Hukukçu Mehmet Çilsal – MUÇEP Hukuk Komisyonu Üyesi

“Biyolojik Çeşitliliği Koruma Ağı”, “Alan Dışı Koruma” gibi olumlu maddeleri başka bir yazıya bırakarak…

Korunan Alan nedir?

Madde 2-p) Korunan Alan: Bu kanun uyarınca sınırları belirlenerek ilan edilen, biyolojik çeşitliliğin, jeolojik ve jeomorfolojik zenginliğin, tabii ve kültürel değerler ile peyzajın uzun vadeli korunması ve devamlılığının sağlanması amacıyla yönetilen kara, kıyı, su ve deniz alanlarını ifade eder.

AÇILIMI: Bu kanunun ilanından önce korunan alan statüsünde olan doğal sitler, tabiat parkları, milli parklar vb.  artık korunan alan sayılmayacak(koruma statüsü kalkacak). Eski kavramlar, koruma statüleri, dereceler, sınırlar çöpe atılıp yeni kriterlere göre sınırlar belirlenecek, yeni tanım ve tariflerle koruma alanları ilan edilecek…

Bu Kanun kapsamındaki Korunan Alan Türleri

MADDE 12- (1)  Bu Kanun kapsamındaki korunan alanlar şunlardır:

  1. Tabiatı koruma alanı….
  2. Milli Park…
  3. Tabiat Anıtı…
  4. Tür ve Habitat Koruma Alanları…
  5. Tabiat Parkı…
  6. Yaban Hayatı Koruma Alanı…

 

(2) Tabiatı ve biyoçeşitliliği koruma konusunda işbirliği içerisinde uluslararası kuruluşlar ve taraf olunan uluslararası sözleşmeler gereği belirlenen alanlar.

AÇILIMI: Yukardaki düzenleme nedeniyle,  bu kanunun Madde 32’e dayanarak 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu yürülükten kaldırılacak.

Bu yasanın kaldırılmasının en önemli sebebi, kamuoyunun basından da bildiği gibi,  milli menfaat türünden sayılan yatırımların (enerji gibi) önündeki önemli  bir engelin kaldırılmasıdır.  Enerji yatırım sahalarına denk gelen milli parkların koruma statüsünün kaldırılacağı iyice belli olmuştur.

Korunan Alan ve Yöre Halkı

Madde3-b) Korunan alanların tespitinde ve yönetiminde, bu alanlarda yaşayan halkın ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçları göz önünde bulundurulur.

AÇILIMI: Bölge halkı talep ediyorsa, o yer ille de korunan alan statüsüne sokulmaz. Mutlak ve  hassas koruma alanı özellikleri taşımadığı sürece(başka maddelere istinaden), halk, yaşadığı bölgedeki koruma statüsü yüzünden özel mülkünde çoluk çocuğuna ev bark yapamaz hale getirilmez, yoksulluğa mahkum edilemez.

Çok Özellikli Korunan Alan

Madde3-e) Bu kanun kapsamında korunan alanların birden fazlasının özelliklerine sahip olsa da o alan, tek bir korunan alan adı altında ilan edilir.

AÇILIMI: Bir alan; hem Kesin Korunacak Hassas Alan, hem milli park,  hem tabiat parkı olarak tarif ve ilan edilemez. Tek bir adı- sıfatı olur.(ÖÇKB gibi uluslarası sözleşmelere göre ilan edilenler hariç)(kanunun başka maddesine istinaden)

İstisnalar

Madde3-3) Korunan alarda, planlarında öngörülmeyen veya bu kanunda belirtilen istisnalar dışındaki faaliyetlere izin verilmez,

AÇILIMI:Örneğin; mevzuat gereği Nitelikli Doğal Koruma Alanı statüsündeki Akdeniz Fokları’nın üreme  yeri olan Bodrum-Yalıkavak-Küdür Yarımadası’nda sadece çadırlı kamp alanı, bungalov tipi yapılara izin verilebilir.  Ancak; eğer bu alanın koruma planında devre mülk, turizm tesisleri vb. lerine izin verilebilir yazıyorsa( ya da bu alan aynı zamanda turizm bölgesi ilan edilmişse ki aynı zamanda turizm mevzuatına tabi demektir-başka bir maddeye istinaden) iş değişiyor. İstisnai bir durum hasıl oluyor!

Yeniden Tespit ve Değerlendirmede kamuoyunu bilgilendirme

Madde10-1)Tabiatın ve biyolojik çeşitliliğin tanıtılması ve korunmasına yönelik olarak toplumun katılımını, genel bilgi ve farkındalığını artırmak gayesiyle Bakanlık gerekli çalışmaları yapar veya yaptırır.

2)Korunan alan içinde veya etkilenen komşu bölgelerde yaşayanlar, bu alanların kaynak değerleri ve koruma maksatları hakkında bilgilendirilir.

3)Korunan alan ilan çalışması, yeniden değerlendirme yapılması veya planlama kararlarının alınması gibi durumlarda kamuoyuna zamanında bilgi verilir.

4)Korunan alan ilanı veya yeniden değerlendirme çalışması yapılırken bu alanşarda yaşayan gerçek kişiler ve faaliyetlerde bulunan tüzel kişilerle birlikte kamuya açık bilgilendirme ve değerlendirme toplantısı yapılır

AÇILIMI: Gelecekte yapılacak işlemlere dair bir maddeler….Zira, 2013’te başlatılıp 2016 da bitirilmiş olan 4 Mevsim Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projesi’nin yapılış sürecinde ilgili yönetmelikler ve diğer mevzuat karmakarışık olduğu için bilgilendirme yapıl-a-mamıştı(!) Ama artık bundan sonra gelecekte yine böyle bir projenin uygulanması durumunda, bu kanunun bu maddeleri nedeniyle kamuoyunun zamanında bilgilendirilmesi bir zorunluluktur.

Şeffalık

Madde3-g):Tabiat ve Biyolojik Çeşitliliğin Korunmasıyla ilgili yönetim ve karar alma süreçlerinde şeffaflığın, bilgi edinme hakkının kullanımının ve toplumun katılımının sağlanması esastır.

AÇILIMI: İleriye dönük işlemler söz konusu olduğunda  uygulanacak madde.(Yukarıda benzer maddeler açıklandı)

Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kurulları

Madde 11-1) Bakanlıkça tabiatın, tabii değerlerin ve biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir yönetimini gerçekleştirmek için, merkezde Ulusal Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kurulu kurulur.

2) Ulusal Kurul, Bakanlık Müsteşarı başkanlığında; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından 2 olmak üzere müsteşar yardımcısı veya genel müdür düzeyinde temsilci, Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürü, Orman Genel Müdürü, Devlet Su İşleri Genel Müdürü ile biri Bakanlık, diğeri Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından belirlenen, tabiatı ve biyolojik çeşitliliği koruma konusunda ihtisas sahibi 2 öğretim üyesi ve bu konularda ulusal düzeyde en az son beş yıldır faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından Bakanlıkça seçilen 2 temsilciden oluşur. Öğretim üyeleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin görev süresi üç yıldır. 

 AÇILIMI: Madde 11 ile tabiatın, tabii değerlerin, biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir yönetimini gerçekleştirmek maksadıyla, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşarı başkanlığında, ilgili bakanlık temsilcileri, 2 öğretim üyesi, 2 stö temsilcisinden oluşan 20 kişilik Tabiat ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kurulu ihdas ediliyor.  Bu yapıda  öğretim üyeleri ve STÖ temsilcilerinin kim olacağı önem arz edecek görünüyor.

Belirlenecek illerde bu kurula bağlı Tabiat ve Biyojik Çeşitliliği Koruma Mahalli Kurulları oluşturuluyor. Yerelde korunan alanlarla ilgili olarak uzun vadeli gelişme ve yönetim planı  yapımına katkı koymak, teklifler sunmak gibi işlevlere sahip olacak mahalli kurullarda; Vali veya görevlendireceği yardımcısının başkanlığında, sayılan bakanlık ve kurumların il düzeyindeki en üst temsilcileri ile başkanın tayin edeceği meslek kuruluşları, stö ler ve üniversiteden birer kişi olmak üzere  yaklaşık 12-13 kişiden oluşacak.(Muğla için MUÇEP’ten bir kişi hiç fena olmaz)

Koruma Kullanma Dengesi

Madde3/1)Tabiatın, biyolojik çeşitliliğin ve peyzajın, jeolojik mirasın ve peyzajın korunması ile sürdürülebilirliğinin sağlanmasında;

a)Koruma ve kullanma dengesinin gözetilmesi esastır

AÇILIMI: Bugüne kadarki uygulamalarda terazinin kullanma yönünde ağır bastığı bilinmektedir. Korunması gereken doğal alanlarımızda sadece merkez değil, yerel idareler de insafsız davranmıştır.

Korunan alanların tespit, tescil ve ilanı

MADDE 13- (1) Bu kanun kapsamındaki korunan alanların belirlenmesine ilişkin iş ve işlemler Bakanlıkça re’sen veya gerçek veya tüzel kişilerin talebi üzerine mahalli kurulların görüşü alınarak başlatılabilir.

(2) Bakanlıkça uygun görülen  alanlardan;

1. c) Milli Park alanları, Bakanlar Kurulu kararıyla ilan edilir.

AÇILIMI: Tasarı bu haliyle kanunlaşırsa, bakanlık kapılarının koruma kararlarının kaldırılması için gerçek ve tüzel kişilerin hücumuna uğrayacağı kesin gibidir.

2873 sayılı Milli Parklar Kanunu yürürlükten kalkacağı için, milli park alanları Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edilecek. Milli menfaat yatırımları nedeniyle yine kullanma(imara açma) lehine kararlar verileceği  de şimdiden bellidir. 2016 verilerine göre 2873 sayılı kanun kapsamında; Milli Park(40), Tabiat Parkı(203),Tabiat Anıtı(112), Tabiat Koruma Alanı(31) olmak üzere 996.000 hektarlık 286 adet korunan alan bulunmaktadır.

Yeniden değerlendirme

MADDE 14- (1)  …. Yeniden değerlendirme kararları ile daha önce belirlenmiş ve ilan edilmiş korunan alanların sınırları, bu Kanun hükümlerine göre değiştirilebilir, kısmen veya tamamen farklı koruma kategorisi kapsamına alınabilir veya daha önce ilan edilmiş koruma kararı kaldırılabilir. Yeniden değerlendirme kararları, korunan alanların belirlenmesi ve ilanıyla aynı usul ve esaslara tabidir.

AÇILIMI:  Şu ana kadar(Haziran 2017) yeniden değerlendirme kararları sonucu ilan edilmiş bir korunan alan bulunmamaktadır. Başlanmış ama henüz bitmemiş çalışmalar var, tesciller var; ama ilan yok! Bu durumda, ülke genelinde 2013’ten beri yapılmakta olan 4 Mevsim Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projeleri/ 2016 itibarıyla 33 ilde bitirilmiş olan Ulusal Biyolojik Çeşitlilik ve Envanter İzleme Projeleri çöpe atılmayacağına göre, ne olacak?

Tasarının bu maddesi, işte bu konuyu düzenlemiş; kanunlaşması halinde (muhtemelen Haziran 2017’de) ileriye dönük yapılacak düzenleyici işlem adımları muhtemelen-mantıken şöyle olacak;

1-Mevzuatı tamamlayıcı nitelikte yeni yönetmelikler çıkarılacak, genelgeler vb. yayınlanacak.

2-a) Kanun ileriye dönük olduğu için korunan alanlara ilişkin yeniden değerlendirme kararı alınacak ve geçmişte belirlenmiş olan 1-2-3 ncü derece SİT alanları, milli park, tabiat parkları gibi koruma alanlarının tamamının veya bir kısmının koruma kararı (yeniden değerlendirme sonuçları ilan edilene kadar eski statüler geçerlidir diyerek) kaldırılacak. Bundan sonra, AB kriterlerine göre yepyeni bir değerlendirme süreci başlayacak ve bu süreç  bu kanunun belirlediği hükümlerine göre işleyecek(mesi gerekiyor).

b)Yeniden değerlendirme kararı almaya gerek duyulmayacak veya karar alınacak ama 2013’te bir çalışma başlattık; bu çalışmanın sonuçlarına göre korunan alanlara ilişkin yeniden değerlendirmeler yapılmıştır denecek (Orman Bakanlığı resmi verilerine göre 2018 sonunda mümkün).

http://rip.ormansu.gov.tr/rip/AnaSayfa/cevre-istatistikleri/yapilacak-yeni-calismalar.aspx?sflang=tr.

Ardından da içinde biyolojik çeşitlilik veri-listelerinin de yeraldığı yeni tanım, tarif, kategorilere göre yeni korunan alanlar ilan edilecek. Böylece,  korunan alanlar ile bölgesel habitatlar ve korunan türlere ait yaşam alanları arasında ekolojik bağ kurulmuş olacak. Koruma ile alan-bitki-hayvan bağı; kullanma ile de insan ve milli ekonomi bağı/denklemi kurulmuş olacak.

Yanlış olan ne?

2013’ten beri süren 4 Mevsim Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projesi, 2016 itibarıyla 33 ilde bitirilmiş olan Ulusal Biyolojik Çeşitlilik ve Envanter İzleme Projesi; rapor, tescil, ilan süreçleri var. Bir sürü resmi iş ve işlem yapılmış. Bazı projeler emlak-inşaat şirketlerine ihale edilmiş. Bunlardan bazılarında mevcut  mevzutlara uyulmamış, ilgili yönetmeliklere aykırı biçimde kamuoyundan gizlenerek yapılmış ve yapılmaya hala devam ediliyor.  Bu yüzden projelerin yasallığı bir yana, bilimselliği bile şaibeli!

Bu tasarı/kanun, içeriğine bakıldığında, geçmişi kurtarmıyor…

AB kriterlerinin istediği türden projeleri 2013’de başlat; ama Kanunu 2017’de çıkar, yeniden değerlendirme kararını 2019’de al’ gibi anormal bir tablo var karşımızda!

Yeni korunan alanların 2019’da ilanıyla birlikte, bir ihtimal, geçmişte yapılmış tespit, tescil vb. işlemleri il il, bölge bölge askıya çıkarılabilir ve halkın bilgilendirilmesi çok geç de olsa sağlanabilir. Ancak, itirazlar, açılacak davalarla işin daha da uzayacağı  düşünülürse buna da gerek duyulmayabilir. Bu durumda da bu kanunun/tasarının 3,10 ve 14.ncü maddelerine aykırı davranılmış olur. “Yeniden değerlendirme kararlanın alınması, bu Kanunda belirtilen korunan alanların belirlenmesi ve ilanıyla aynı usul ve esaslara tabidir.”(madde 14)

Korunan alanların planlanması ve yönetimi

MADDE 15- (1) Bu kanun kapsamındaki korunan alanlardaki arazilere yönelik koruma ve kullanım kararları Uzun Devreli Gelişme Planı ve Yönetim Planı ile belirlenir.

(9) Bu kanunun 12 Maddesinin 2nci fıkrasında zikredilen alanlar, ilgili Bakanlığın koordinasyonunda ilan esasları göz önünde bulundurularak ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından yönetilir.

AÇILIM: Gelecek nesillere devredilmesi gereken nitelikteki ÖÇKB, Sulak Alanlar gibi uluslararası koruma statüleri olan alanları ilgi kurumlar yönetir deniyor. İlgili kurumların hangi kurumlar olacağı ve neye göre yönetecekleri belli değil. Muğla Gökova ÖÇKB nin, taslak denen çalışmada da gördüğümüz gibi nitelikli sürdürülebilir alan kategorisine alınması, geçmişte yönetiminin ÇŞB İL Müdürlüğü’ne devredilmiş olması gelecekte nasıl bir senaryonun uygulamaya sokulacağının sinyallerini vermektedir.  Şimdiden adrese teslim turizm projeleri (Kissebükü gibi) askıya çıkmıştır bile!

yazının sonraki bölümünü okumak için >>

Bir Cevap Yazın