«

»

Mar 17

MUÇEP ve Ayvalık Tabiat Platformu’ndan Milletvekillerine Açık Mektup

 

Muğla Çevre Platformu ve Ayvalık Tabiat Platformu birlikte hazırladıkları mektubu 26. Dönem Milletvekillerine gönderdiler. Mektubun içeriği aşağıdadır.

 

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Sayın Milletvekilleri,

2016’nın son günlerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız tarafından Muğla İli ve Balıkesir İli Ayvalık ilçesi Doğal SİT alanlarının yeniden tanımlanması yönünde “bilimsel” raporlar hazırlandığı ortaya çıktı. İlgili yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarınca yapılan araştırmalar şunu göstermektedir:

  • Söz konusu bilimsel araştırmalarda Muğla ve Ayvalık için mevcut 1’inci derece Doğal SİT koruma statülerinin özellikle kıyılarda çok büyük ölçüde 2’inci ve 3’üncü dereceye indirildiği ve ülkemizin eşi benzeri olmayan doğal hazinelerinin turizme, betonlaşmaya açılmasının öngörüldüğü;

  • Ortaya çıkan bu koruma statüleri değişiklik önerilerinin sadece Muğla ve Ayvalık için geçerli olmadığı, Türkiye’yi 21 bölgeye ayıran ihalelerle bu bilimsel araştırmaların tüm ülkemiz için gerçekleştirmekte olduğu…

Nasıl?

19.8.2012 tarihli Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Yönetmelik ve 2013 tarihli  Doğal SİT Alanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Teknik Esaslar Tebliği uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından özel sektöre “4 Mevsim Ekolojik Temelli Bilimsel Doğal SİT Alanları Raporları”  hazırlatıldı.

Şimdilik Muğla ve Ayvalık-Alibey Adası (Cunda) bilimsel raporlarının sonuçlarını biliyoruz. Her ikisi de ülkemizin doğal cennetleri için bir ölüm fermanı niteliğinde.

Halen Ayvalık Adaları Tabiat Parkı içinde yer alan ve bugüne kadar tamamı 1’inci derece Doğal SİT Alanı olarak tanımlanan Alibey Adası’nın (Cunda) durumu çarpıcı bir örnek. Yapılan “bilimsel” araştırmaya göre adanın neredeyse %90’ı ikinci ve üçüncü derece koruma alanına dönüştürülmekte; Sürdürülebilir Turizm Tesislerine, Günübirlik Turizm Tesislerine ve yerleşimlere açılmaktadır.

Özel firmalara yaptırılan yeni değerlendirmelerin hangi “bilimsel kıstaslara” göre yapıldığı ise belirtilmediği gibi sonuçları da açıklanmamıştır.

Sahip olduğu büyük ve eşsiz doğal zenginliklerle Muğla ili için öngörülen koruma statüleri çok daha büyük bir felaketle karşı karşıya olduğumuzu düşündürmektedir.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın değerlendirmesine göre;

  • Deniz kıyısında yani Muğla kıyılarının en değerli arazilerinde; 50 bin dönüm 1’inci derece Sit alanının statüsü, turizm ve yerleşime izin veren 3’cü derece “sürdürülebilir koruma ve kontrollu kullanım alanı” statüsüne düşürülüyor,

  • 550 bin dönümü de, 1’inci derece doğal Sit alanı statüsünden 2’inci derece “nitelikli koruma” alanına dönüştürülerek, günübirlik tesisler adı altında betonlaşmanın yolu açılıyor,

  • 500 dönüm 1’inci derece sit alanı ise tamamen koruma alanı dışına çıkarılıyor.

Kaba bir değerlendirme ile, bu değişim Muğla ilindeki 1 milyon 800 bin dönümlük 1’inci derece sit alanının 1/3’ünü içeriyor gibi görünebilir. Ama asıl değerli araziler olan kıyı alanları açısından planlar incelendiğinde, değerli kıyı arazilerinin neredeyse yarısının betonlaşmaya açıldığı görülmektedir.

Sayın Milletvekillerimiz,

Siyasi parti ayrımı olmaksızın ilgili yerel yönetimlerimizin yanı sıra TMMOB Mimarlar Odası, Türkiye Kent Konseyleri Platformu gibi pek çok saygın sivil toplum kuruluşu da kaygılarımızı paylaşan açıklamalar yapıyorlar.

Bu bölgelerin mutlak olarak korunması gerektiğine işaret eden, ulusal ve uluslararası yüzlerce bilimsel yayın bulunuyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırlattığı bu araştırmalarda yer alan ve doğal zenginliklerimizi yok sayan statü değişikliği önerilerini anlamak ve kabul etmek mümkün görünmüyor.

Bunların tümü bir yana, Muğla ili Doğal SİT Alanları araştırmasının kamu çıkarı ihlali yaratabilecek şekilde bir uluslararası gayrı menkul danışmanlığı yatırım şirketine (Enisa Ltd.) ihale edilmiş olmasını bir skandal olarak değerlendiriyoruz.

Ülkemizdeki tüm Doğal SİT Alanları’na ilişkin yapılan diğer 19 araştırmanın sonucu henüz bilinmiyor. Ama ciddi bir kaygı yaratıyor.

Bu bilimsel raporlar hakkında, gerek Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Mehmet Özhaseki, gerekse Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü Sayın Kemalettin Tekinsoy bugüne kadar net bir açıklama yapmadılar.

Saygın Milletvekillerimizi kendi bölgeleri için yapılan ve kısa süre içinde sonuçları açıklanması muhtemel  “4 Mevsim Bilimsel Temelli Ekolojik Doğal SİT Alanları Bilimsel Araştırmaları” konusunda uyarmayı bir görev biliyoruz.

Ayvalık Tabiat Platformu ve Muğla Çevre Platformu olarak, ülkemizin geleceği için bu konunun takipçisi olmanızı; Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızdan hala yanıtını alamadığımız bu soruların yanıtını araştırmanızı, kamuoyumuzla paylaşmanızı talep ediyoruz. Saygılarımızla. 15.03.2017

 

Bir Cevap Yazın